Anima Psikoloji Danışmanlık Merkezi

Çocuklara Yönelik Hizmetler

PARMAK EMME

Bebeklik ve ilk çocukluk dönemi (0-2 ve 2-6 yaş) çocuklarının büyük bir çoğunluğu parmak emme davranışı sergiler. Bunun en bilinen nedeni emme refleksinin bebeklerde doğuştan gelen bir refleks oluşudur. Bebek henüz anne karnındayken bile parmak emme davranışı sergiler.

Araştırma sonuçları farklılık göstermekle birlikte bebeklerin ve çocukların çoğunluğunun bu davranışları sergilediğini ortaya koymaktadır. %50 ila %87 arasında değişen oranlarda bebek ve çocukların parmak emme davranışı sergilediğini ortaya koyan araştırma bulguları mevcuttur.

Bebeklerdeki emme refleksi onların yaşamaları için olmazsa olmaz bir beceridir. Bebek beslenmek ve yaşamını sürdürmek adına emme eylemine muhtaçtır. Zamanla emme refleksi bebekte bir alışkanlık haline dönüşür. Bebek çeşitli nesneleri ağzına götürür. Bu, onun nesneleri tanıma adına yaptığı bir davranıştır. Çocuklarda görülen parmak emme davranışı anne ve babaları telaşlandırır. Bu açıdan bakıldığında parmak emme davranışının endişe edilecek bir durum olmadığını, çocuğun doğal bir refleks becerisi olduğunu söylemek yerinde olacaktır.

Çocuklar dördüncü aydan itibaren parmak emme davranışı gösterebilirler. Genelde 1 yaş çocuklarının yarıdan fazlasında parmak emme davranışı görülür. Parmak emme davranışına çoğunlukla uyku zamanları yaklaştığında rastlanır. Uyku ile parmak emme arasında çocuk bir bağlantı kurmuş gibidir. Bu alışkanlık aylarca hatta yıllarca sürebilir. Çoğunlukla çocukların parmak emme davranışları 4-5 yaşlarına kadar uzanabilir.

Çocuğu parmak emmeden vazgeçirmek üzere yapılan tüm konuşmalar, uyarılar, azarlamalar vb hiçbir olumlu sonuç vermez. Hatta bu, parmak emmeye çocuğun daha çok dikkatini çekmekle eş anlamlıdır. Bu konuda en sağlıklı yaklaşım 6 yaş öncesinde çocuğa bu konularda herhangi bir uyarımda bulunmamak; bunun doğal bir ihtiyaç olduğunu bilmektir. Çocuğu parmak emme davranışı sergilediğinde dikkatini ellerini kullanabileceği bir etkinliğe yöneltmek en doğrusudur.

Parmak emme zaman zaman çocuğun parmağının deforme olması, renginin değişmesi, siğil benzeri oluşumlarla sonuçlanır. Bu, çocuğun parmak emme yoğunluğuna göre değişir. Parmak emme davranışı genelde çocukların kendilerini huzursuz ve endişeli hissettikleri durumlarda artışlar gösterebilir. Bu gibi durumlarda çocuklar gözlemlenmeli ve bu tarz bir durum sezildiğinde çocuğun, eğer konuşma becerisi kazanmışsa, bu durumda yaşadığı duygularını kelimelere dökmesi sağlanmalıdır. Eğer çocuk konuşacak seviyede değilse onun huzursuzluğunu giderecek davranışlar sergileyerek onun rahatlamasını sağlamak yerinde olacaktır.

Kuşkusuz çocuklar 6 yaş sonrasında da parmak emme davranışı sergileyebilir. Araştırmalar çocukların %55’inin 2-6 yaş arasında, %15’inin de 10 yaşına kadar parmak emme davranışı gösterebildiğini göstermektedir.

Okul yaşındaki bir çocuk her türlü uyarılara, hatta sınıf arkadaşlarının alaylarına rağmen parmak emme davranışını sürdürebilir. Bu durumlarda etkili iletişim teknikleri uygulanarak çocukla iletişime girmek nedene inebilmemizi sağlayabilir. Bu yol, çocuğun psikolojik olarak yaşadığı gerginliği, huzursuzluğu anlamamıza olanak verebilir. Burada önemli olan şey çocuğu parmak emmeye iten nedene inebilmektir.

Çocuk bir regresyon (gerileme) belirtisi olarak mı parmak emmektedir; yoksa başka duygusal problemler mi vardır? Örneğin yeni bir kardeşin doğumu, anne baba ilgisinin azalması nedeniyle, genelde çocuklarda regresyon dediğimiz gerileme tarzı davranışlar sergilenmesiyle sonuçlanır. Çocuk yeniden altını ıslatmaya, bebeksi konuşmalar yapmaya, parmak emmeye vb başlayabilir. Yeni bir kardeşin doğumu öncesi çocuğu yeterli düzeyde bu sürece alıştırma adına yapılabilecek davranış ve söylemler çocuğun bu gibi regresyon davranışlara gitmesini engelleyebilir.