Anima Psikoloji Danışmanlık Merkezi

Çocuklara Yönelik Hizmetler

ÖFKE NÖBETLERİ

En geniş ifadesiyle öfke, engellenme sonucu oluşan bir duygudur. Engellenen her birey yoğunluğu farklı olmakla birlikte öfkelenir, kızar. Kimi bunu sözlerine yansıtır, kimi sesinin tonuna, kimi yüz ve beden hareketlerine. Kimi de hem sözcüklere hem de bedenine yansıtır öfkesini.

Çocuklar söz konusu olduğunda aileleri en çok rahatsız eden, çaresiz bırakan sorunlardan biri de hiç kuşku yoktur ki öfke nöbetleridir. Öfke nöbetleri çocuklarda özellikle 2-4 yaş dolaylarında sıklıkla görülür. Çocuk istediği bir şey yapılmadığında öfkelenir. Çünkü işin özünde engellenme vardır.

Çocuk bu dönemde zaten benmerkezcil bir yapıya sahiptir. Üstüne üstlük bir de istediği yapılmadığında öfkeye kapılması normaldir. Ancak her konuda olduğu gibi bu konuda da ölçülü olmak son derece önemlidir. Ölçülü davranmamak, çocuğun istediği her şeyi yapmaya çalışmak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Her istediği yapılan, şımartılan bir çocuk bir anlamda maddi olarak doyurulmuş çocuktur. Çünkü çocuğun her istediğinin yapılması çoğunlukla maddi şeyler için söylenir. “Her istediğini yapmamıza karşın çocuğumuz bizi dinlemiyor” diyen bir ailenin bu sözünün ardındaki mana hemen her zaman maddiyatla ilgilidir.

Çocuğun her istediğini yapmak, bir anlamda çocuğa maddiyatın hayatta her şey olduğu, maddiyatın mutluluk kaynağı olduğu alt mesaj olarak ve farkında olmadan dayatılmaktadır. Ancak insan evladı için maddiyat kadar maneviyat da önemlidir. Çocuğun maddi ihtiyaçlarının karşılanması kadar manevi ihtiyaçlarının karşılanması da gerekir; hatta çok daha önemlidir. Çocuk için uzaktan kumandalı bir oyuncak araba önemli olduğu kadar güven duymak, önemsenmek de önemlidir.

Her istediği yapılan bir çocuk sabırsızlığı da öğrenmeye başlar ve bu, karakter özelliği olarak yerleşme tehlikesini de barındırır. ‘Kişilik’ dediğimiz şey doğuştan getirilen huy özellikleri ile çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan karakter özelliklerinin birleşmesinden oluşur. Sabırsızlık da çevresel faktörlerin etkisiyle oluşan bu karakter özelliklerinden birisidir. Çocuğun her istediğinin yapılması sabırsızlık karakterinin oluşması anlamına da gelir. Sabırsız bir çocuğun istediğini elde edememesi de öfke patlamalarına neden olabilmektedir.

Öfkelenen çocukta bir amaç vardır. Çocuk, öfkelenmesine neden olan şeye, yani engellendiği şeye ulaşmak, sahip olmak ister. Çocuk bu amaca öfke ile daha çabuk ulaşabildiğini gördükçe öfkeyi anne-babaya karşı bir silah olarak kullanmaya başlayacak ve daha uzun vadede bunu karakter özelliği edinecektir.

Öfke ile işlerini halletmeyi çocuk, anne-babasını model alarak da yapıyor olabilir. Diğer hemen tüm öğrenmelerde olduğu gibi öfke konusunda da çocuk anne-babayı modeller. Anne ve babası, sorunları karşısında sıklıkla öfkeleniyor, sorunlarını öfke ile belli ediyor ve çözmeye çalışıyorsa çocuk da bunu öğrenecek ve öfke ile işlerini halletme yolunu seçecektir. Çocuğun, anne-babasının bağırıp öfkelendiğini görmesi, anne-babanın (farkında olmadan da olsa) bunu çocuğa da öğretmesi anlamına gelir. Bunun içindir ki her şeyden önce dönüp kendimize bakmamız ve anne-baba olarak sakin kalmamız önemlidir.

Çocuğun ‘beyin’ gelişimi ile ‘dil’ gelişiminin paralellik göstermemesini de öfke nedeni olarak ifade edebiliriz. 2 yaş ve sonrasında bebeklerin ‘beyin’ gelişimleri oldukça hızlanır. Bu hızlanma oranında dilsel gelişim, pek çok çocukta gözlenememektedir. Çocuk beyninde ürettiği şeylere karşılık gelebilecek sözcük ve cümleleri ifade edemediği için yani bir anlamda anlaşılmadığı için öfke nöbetlerine tutulabilir. Çocuk beyin gelişimine paralel olarak nesneleri, olayları, durumları keşfetmeye, eskisinden daha iyi kavramaya, anlamlandırmaya başlamıştır. Tüm bu keşif ve algılamalar esnasında çocuk birtakım eksiklikleri de hissetmeye başlar. Çünkü fiziksel olarak yeterli olmamasının yanında dilsel olarak da kendini tam olarak ifade edemeyişi çocuğu kızdırıp, onun öfkelenmesine neden olabilir.

Öfkenin tezahürü çocuğun yaşına göre değişiklikler gösterebilmektedir. Bebeklerde ağlama, tekmeleme şeklinde öfke belirtileri gözlenirken; 2 yaş dolaylarında bu tepkiler nefesini tutma, tepinme, bağırma, öfke karışımlı ağlama vb belirtilere dönüşür. 3-4 yaş ve sonrasında ise öfke nöbetleri bu belirtilerin yanında saldırgan davranışlara da dönüşebilir. Tüm davranış problemlerinde olduğu gibi öfke nöbetlerinde de sıklık ve yoğunluk önemlidir. Zaman zaman görülen öfke nöbetleri normalken günde birkaç kez görülmesi bir problem olarak adlandırılabilir.